Ölü Dinamizm / Değişim ve İnsan Psikolojisi
Mental olarak pek iyi olduğumuz söylenemez, fakat uzun zamandır kendimizi bu kadar net hissetmemiştik. İçimizde bir istek uyandı bu netlik hissi. Hissin geldiği o an, birkaç dakika öncesine koşup kendimize haber vermek istedik. Sonrasında bunu yapamayınca, karşı konulamaz bir şekilde bu yazıyı döküyoruz. “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözünü aklımızda çiğneyip duruyoruz. Bir de biz… Biz değişmek istemiyoruz.
İnsanların hep aradığı şeyi bulduk. Bunu sadece görmek ya da okumakla kalmadık, bunu yaşadık. Aşama aşama yaşadık, hem de uzun bir süreç halinde. Şüphe etmeyin ki bunu size de yaşatacağız, fakat aşama aşama. İnsanın hep aradığı şey, değişmeyen bir şeyi bilmektir. Herkesin, neredeyse herkesin değişmeceğini düşúndığı, bağlandığı bir şeyler var. Bu konu çok daha derin ve geniş kapsamda incelenmelidir. Fakat şunu demek istiyoruz: Bu kült fikirler, bir ekonomik yönetim ideolojisi ya da bir din gibi komplike konular değil; hayatınızın her yerinde yaptığınız her hareketin altında yatan şeylerden ibaret.
Bize huzur, mekânların sabitliği ya da bütünlüğünü; rahatsız edenlerin ise bilinmezliği ve dağınıklığını işaret ediyoruz. Bu ufak bir bilinçaltı yansımasıdır.
“Değişmeyen tek şey değişimin kendisi olduğunu bilmek” ile kült ve değişmez şeylere inanmak, bu iki nokta arasında sıkışanlara sesleniyoruz: Buna ihtiyacı olan onlar. Değişimi keşfetmek istiyorken bir şey fark ettik: Sonuca götüren fikirler, değişimi merak etmekle değil; değiştirilen ve değişene karşı duyulan, dolaylı ya da direkt olarak insan yapısına ve isteklerine karşı var olan merakla ilgilidir.


