Yükseliş vakti/Pes Etmemek ve Mücadele
Biz dahil olmak üzere herkesin bir yolu, bir hedefi, bir mücadelesi var. En azından genel olarak, bu hedefin ne olduğu değineceğimiz konunun zemininde pek önemli değil. Ayrıca yolların doğru olup olmadığı konusu üzerine konuşulabilecek farklı bir durum, açıkası.
Evet, şimdi konumuza dönelim. Pes etmemek ve mücadele kıyısındayken alınacak duruş ne olmalı? İnsanın mücadelelerinde pes etmesi için sebepler her zaman var olacaktır. Zaten aksi durumda buna mücadele denmez; haliyle sonucunda elde edilen başarı da mutluluk vermeyecektir. Hayatımız boyunca bizi en çok zorlayan şey, beynimizin manipülasyon gücünü kendimize karşı uygulaması oldu. Bu, birçok insanda böyledir, ama tevazu yapmayacağız; ürettiğimiz bahanelerin zeminleri öylesine profesyonel ve önceden hazırlanmış oluyor ki, değil biz, başka biri bile duyduktan sonra kendi mücadelesini bırakabiliyor.
Sonra bir şey daha fark ettik: Aslında mücadelenin nerede başladığı, tam “Pes ettik artık.” dediğiniz anda başlıyor. Bunun öncesinde de pes etmeye yaklaştıysanız, bunun bir manası yok; bu farkındalıkla hareket etmediniz, sadece devam etmeye gücünüz vardı. Zaten devam edebilecekken pes etmemenin, mücadele kelimesinin hakkını verecek bir durumu yok. Gerçek anlamda pes etme seviyesine gelince, “Bir dakika, **mücadele burada başlıyor.” diyoruz ve atacağınız adım en kritik adım oluyor. Bu saatten sonra bizi kimse durduramaz. Bunun sebebi ne peki?
Bizi kimse durduramaz, çünkü biz gerçekten pes ettiğimiz zaman öyle bir çizgide oluyoruz ki yolun henüz yarısına gelmemiş vaziyette oluyoruz. Başa dönmek bizim için basit, fakat tam o noktada atacağımız bir adım bizi yolun diğer yarısına geçirecektir ve yepyeni bir motivasyon sebebimiz olacak. Aynı zamanda başarma inancımız da olacak, çünkü önümüzde geldiğimiz kadar yol var. Geri dönsek de ileri gitsek de alacağımız yol aynı, ve biz önümüzdeki kadar yolu ardımızda bıraktık artık. 🙂

Pes etmemek ve mücadele/Yükseliş vakti

